İnciler & Şiirler

25/2/2007 - Sınırsız sevgi, sınırsız kardeşlik

Kategori: inciler

-Önce sadece Allah vardı. Benzersiz, karmaşık, sınıflandırılamayan ve tek.
-Allah daha sonra kendini görmek / kendisi gibi olanları yaratmak istedi.
-Sonra bilinçli ve doğal olarak özgür iradeli olan tüm ruhlar yaratıldı.
-Tüm ruhlar ilk önce Allah'a yakındı ve birbirleri arasında çok fark yoktu.
-Zamanla ruhlar duyguları, zevkleri, öfkeyi vb keşfetmeye başladılar.
-Giderek bunlara karıştılar ve Allah'la olan bağları zayıfladı.
-Öyle bir zaman geldi ki Allah'ı unuttular kendi yarattıkları dünyalarda kayboldular.
-Allah bu durumlarını görmeleri için dünyayı yarattı.
-Ve ruhlar dünyaya insan bedeninde doğdular.
-Dünyanın varlık nedeni kayboldukları ve Allah'ı farketmelerini sağlamaktır.
-Dünya insanlara seçimlerinin sonuçlarını gösterir.

 

ArkadaÅŸlar insanlar bilinçli varlıklar/ruhlardır. Bilinç varsa özgür irade mutlak olmalıdır. Bir üçgen varsa iç açılarının toplamının 180 derece olması gibi. Özgür irade varsa zorunlu seçimlerden/ zorunluluklardan söz edilemez.

 

Madde dediğimiz şey atomaltı düzeye kadar inersek birer dalga/frekanstan ibarettir. Evren maddelerden değil frekanslardan oluşmuş bir okyanus gibidir, hayaldir. Gerçekte elle tutulur, gözle görülür hiçbirşey yoktur ve zaten görmek,dokunmak insanların kullandığı tabirlerdir. Gerçekte (olmayan) atomlar birbirleriyle temas etmez iterler veya çekerler. Temas edebilseler nükleer reaksiyonlar gerçekleşirdi. Bu frekanslar okyanusunda Allah'ın belirlediği kurallarla elementler (örn. Carbon 6 proton vb), moleküller, bileşikler, vs vs oluşmuştur. Eğer bir gün Allah, koyduğu kurallardan vazgeçerse evrenin yok olması saliseler sürecektir.

 

Vahdet-i vücutçular Ã¶nce daÄŸ, tepe, ırmak, insan, rüzgarı ve onun yaratıcısını görürler. Zamanla eser ortadan kalkar ve ne yana baksalar Allah'ı görürler. Ki zaten doÄŸrusu budur zira Allah dışında hiçbirÅŸey yoktur, doÄŸal olarak beden ve ruh olarak insanlar da dahil. Dolayısıyla benim tabirimle insalar Allah'ın kendine has birer denemeleridir.

 

Okumanızı tavsiye ettiÄŸim Ahmed Hulusi (bknz: .org) Vahdet'-i vücut'tan kastedilen ve Hz. Muhammet'in iÅŸaret ettiÄŸi (gökte veya uzaklardaki bir tanrı olmayan) Allah'ı yukarıdaki frekans denizi veya holografik evren ışığı altında gayet güzel anlatmaktadır. Buna göre Allah dışında bir varlık ve tabiki siz de yoksunuz. İnsan Allah'ın isimlerinin/sıfatlarının kendine has birer bileÅŸkesi gibidir.

 

Bu insan Allah ile olan baÄŸlantısını kuvvetlendirmek için hz. Muhammet'in gösterdiÄŸi ÅŸekilde ibadetlerini yapar, dua ve zikir yapar. Bana göre ise zaten baÄŸlantı vardır bu baÄŸlantıyı kuvvetlendirmenin yolu sadece bunu istemektir. Bu isteÄŸin oluÅŸması için yaşıyoruz. Ve bu istek nasıl bir dünyada doÄŸduÄŸumuza, dinimize, dilimize, ırkımıza vs bakmadan oluÅŸabilir. Bu istek tüm insanlıkta ortaktır sadece adı deÄŸiÅŸik olabilir(iman, nirvana, aÅŸk vs). Bu baÄŸlantıya ister iman, ister vicdan, ister nirvana ister ise aÅŸk diyebilirsiniz. Bunu isteyerek yapılan ibadet elbette yararlıdır bu istek dışında yapılan ibadet ise yararsızdır. Åžunu da hatırlatmakta yarar var ki bu isteÄŸe gelmeden önce baÅŸka birçok hayatsal evreden de geçmemiz gerekebilir. O yüzden afrikada bir kabilede doÄŸan sadece acemidir birkaç hayat sonra manevi bir dil kullanabilseydik anlaÅŸabileceÄŸimiz biri olacaktır. Telepatinin geliÅŸmesi bu baÄŸlamda bence birbirimize benzerlik durumuna geliÅŸmizin göstergesi olacaktır.

 

Herkeste ortak olan bu isteÄŸin nedendir bilinmez herkeste ortak olduÄŸu anlaşılamamıştır. Bu nedenledir ki bir dinde doÄŸan kiÅŸi diÄŸer dinde doÄŸan diÄŸer bir kiÅŸinin asla kendisi gibi bir yeniden baÄŸlantı isteÄŸi duyamayacağını zanneder. Kendi dinini bu isteÄŸe ulaÅŸtıran tek araç olarak görür. Üstelik diÄŸer dinleri bu isteÄŸin karşıtı görme hatasını sıkça yaÅŸar. Halbuki tüm insanlık dinlerinin amacı aynıdır. Bir din şöyle söylemiÅŸ diÄŸeri böyle diye ayrılık üretir hale gelmiÅŸiz. Allah her an yeni bir oluÅŸtadır/ÅŸandadır. Yeni birÅŸey söylemeyeceksek susalım.

 

Allah'ın kendisini Ahmet, Ayşe vb zanneden halleri yani bizler, vahdet-i vüçut halinde iken bir sorun yaşarız. Bu sorun gözler açık veya kapalı olsa da sadece içinde bulunulan vecd halinde bile hala kendimizi de hissediyor olmamızdır. Bu sorun bu vecd halini yaşayanların karşılaşmak istemedikleri bir sorundur. Onlar kendi benliklerini "sonunda ona döndürüleceksiniz" ayetinde işsaret edildiği gibi kaybedecekleri günü sabırsızlıkla beklemektedirler. Bu talep ancak öldükten sonra karşılanabilir. Oysaki önemli olan vecd halinde bile kaybedemediğiniz benliğinizi de sevmektir. Zira Allah kendinizin ve Allah'ın farkında olarak kardeşçe yaşamanızı istemektedir.

 

A.H. güzel tasvir ettiÄŸi enel hak'kı bana göre eski usulle sonlandırmıştır. Yani demektedir ki insan bir göz açıp kapayana kadar bir süre dünyada yaÅŸamaktadır ama ölünce sonsuz bir cennet veya cehennem hayatı beklemektedir. Düşünmek lazım. Sonsuz bir hayatı göz açıp kapayana kadar geçen bir süredeki faaliyetlerin, düşüncelerin belirlemesi nasıl izah edilir? Zaten izah etmemekte çok haklı olarak sürekli neden diye sormamız gerektiÄŸiniz söylemekte ama bu konuda neden siye soracak durumda deÄŸiliz demektedir.

 

Üstelik biz ÅŸanslı doÄŸan müslümanların yanında hiçbirÅŸeyden habersiz olan afrikalılar, çinliler, hintliler, hristiyanlar da vardır ve bunlar dünya nüfusunun "ÅŸanssız" çok büyük çoÄŸunluÄŸudur. Reenkarnasyon(yalnız sadece insan için) içermeyen bir ölümden sonraki hayat olgusu eÅŸitsizliklerle doludur. 12 yaşında reÅŸit olup(?) 13 yaşında ölen bir japon,hintli vb neden ÅŸanssız doÄŸmuÅŸtur? Biz kendi derdimize bakalım onlar hakkında hükmü Allah versin demek cevap verememektir. Anlattığınız sistemde böyle cevapsız sorular olursa sisteminiz hatalı demektir. Tek ömürlü genel islam inancı bu adaletsizliÄŸi Allah'a havale ederek cevap vermemekte ve fakat ısrarla hakiki, apaçık gerçekler, kanıtlarla dolu olduÄŸunu söylemektedir.

 

Tohum hep topraktadır. Uygun şartlar oluşunca kabuğu çatlar ve cansız gibiyken canlı olduğunu kanıtlamaya başlar. Bence zaman cansız gibi duran ve bastırılmış, adeta toprağa gömülmüş bazı gerçeklerin canlanmaya başladığı zamandır. Artık reenkarnasyon açıklandığında kimsenin kafası kesilmiyor. Uygun şartlara ulaşmışızdır belki kim bilir.

 

Doğrusu dünya insanın kendi durumunu ve aynı şekilde seçimlerinin sonuçlarını göstermek ona ayna tutmak için vardır. Ve dikkat! Düşünün, hayatın bir amacı varsa bu mutlaka gerçekleşiyor olmalıdır!. Yani dünyanın her bölgesinde! Peki nedir gerçekleşen tek şey? Yaşamdır. Evet yaşamın amacı yaşamaktır. Çünkü söylediğim gibi yaşamımız bize özeldir. Ölüm dahil acı tatlı tüm deneyimlerimiz bizim hayatımızın amacıdır. Suyun yolunu bulması gibi doğduğumuz an su akmaya başlar ve yolunu bulur. Kısa ömür, uzun ömür, sağlık veya hastalıklar, evlilik, arkadaşlar herşey size özeldir ve size ayna tutarlar.

 

YaÅŸadığınız ÅŸeyleri inceleyerek bu hayatınızın amacı/amaçları nedir rahatlıkla görebilirsiniz. Sürekli haksızlığa uÄŸrayıp iÅŸten mi atılıyorsunuz? Bakınız haksızlık yapmak nedir, nasıl kötü birÅŸeydir, bir insan için ne kadar düşük düzeyde bir faaliyettir ÅŸimdi sizden daha iyi kimse bilemez :) Bu dersinizi layıkıyla bitirirseniz bir daha haksızlığa uÄŸrayıp iÅŸten atılmayacağınız kesindir. Yalnız layıkıyla bitirmek demek size ayna tutan bu olaylara kızmamak ve kendinizdeki bu haksızlık yapma eÄŸilimini görmek, kendinizi bu eÄŸiliminiz nedeniyle affetmek gerekmektedir.

 

İnsan hem kalemdir hem beyaz bir kağıt. Hem çizer hem gözükür. Dünyada belirli etkileri yaşamaya geldik. Bu etkiler herkeste farklıdır. Şiddeti, türü, süresi herşeyi. Bu etkiden kaçabilmeyi de istemiş olabiliriz yada ne olursa olsun mecbur olmayı da. Etrafınızdaki insanlara bakın. Yaşam planlarını görebilirsiniz. Gün gibi ortadadır.

 

Dünyamız insanları yaratıcısına inanmaya zorlamadan da nimetlerinden bolca verir. Dileyen yaratıcısını düşünmeden/düşünemeden de o nimetlerden faydalanabilir. Yaratıcı insanların kendisine inanmasını şart koşmaz. Nimetlerinden faydalanan her canlıdan razıdır ve sever. Öfkelenmez. Yaratıcıyı düşünen insan için söylediğim gibi içine doğduğu dinin önemi yoktur. Su yolunu bulur. Düşünenlerin göreceği şey mükemmelliktir. Evreni kusursuz olarak yaratan Allah insanda hata mı yapmıştır? Ki üstelik böyle bir hata varsa bunun cezasını da o kendi yarattığı insanlara yükleyecek kadar da gaddardır? Doğrusu insan da kusursuzdur. Ne yaparsa yapsın. Sadece ışığın renkleri gibidirler. Birisine sen kırmızısın/yeşilsin diye kızılabilir mi? Gönül isterki hepimiz beyaza ve kardeşliğe yaklaşalım. Bu da zamanla olacaktır. İlerde bir gün bugünler için nasıl günlerdi yahu, birbirimizle savaşıyorduk, kendimizin ve bizi daima seven yaratıcımızın farkında değildik diyeceğiz. Ve inanamayacağız.

 

Allah bizleri gökkuÅŸağı gibi yaratmıştır. Bizler varız yok deÄŸiliz. Yokuz, hiçbirÅŸey yok demek Allah'ın yaratmasına gözlerimizi kapatmak demektir ki zaten kapatamazsınız çünkü asıl önemli olan Allah'ın bizim var olmamızı istemesidir. O yüzden bize düşen benliklerimizi kabul etmek, diÄŸer benlikleri kabul etmek ve yaratıcımızı bilmektir.

 

BaÄŸlantıyı sevgi saÄŸlar ve mutlaka saÄŸlar. Tüm evreni kucaklayın, bir tebessüm içten bir selam gönderin eeen uzaktaki galaksilere, yıldızlara, insanlara. Lütfen sevginize sınır koymayın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-03-04 13:41:49 - ..

Yazan: mavidekisevgiliye
merhaba yeni paylaşmlarda var olmak için gelmiştim.çsanırım yorgunsunuz güzel bir hafta sonu diliyorum..
Paylaşımlarda buluşmak üzere saygı ve sevgiyle kalınız..,
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki 10 Yazı ->
"Söylesem tesiri yok,
Sussam gönül razı değil..."
FUZULİ
Websitem AktifUS.com'da da yayınlanan Varoluşsal Aykırı Gerçekler ve beğeneceğinizi umduğum bazı Şiirlerim.
HoÅŸgeldiniz...
aktifus@gmail.com
alperdesign@hotmail.com

Son yazılarım

Kuran'ın Korunmuşluğu Üzerine Düşünceler
Şiir: Küçük
Kirletilen kavram "İnanç Özgürlüğü" ve Türban
İyilik-Kötülük Problemi ve Sınav
Doğanızda Mutluluk Var.
Yavru kedi ve otomatik pilot
ŞİİR: Sesleniş
ŞİİR: DÜŞERİM
ŞİİR: SEVDİĞİM ŞARKI
ŞİİR: EN İYİ O BİLİR
UMARIM...
ŞİİR: HANÇER
ŞİİR: KURU YAPRAKLAR
ŞİİR: ÇOCUK KALBİYLE
Sınırsız sevgi, sınırsız kardeşlik
ŞİİR: MESELA
ŞİİR: Acemi Çabalar
İyi keşifler
ŞİİR: Şafak sökene kadar
OL DENDİ...
ŞİİR: NİCEDİR
ŞİİR: SUFLÖR
Şeytanı da sevmek ve Allah'ı da insan gibi düşünmek
ŞİİR: ŞEHR-İ HARABEM...
ŞİİR: KİM BİLİR?

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
ArÅŸiv
Arkadaşlarım
e-posta
www.AktifUS.com

Kategoriler

Arkadaşlarım

ahmetdursun374
butterfly
geda
sophia
yesilim
eroman
yagmurtuana
aytacalisahin
memleketininyabancisi
sevdalim1935
seivorsichtig